Sağlıklı Cinsellikte Haz Alma Önemli…

05 Aralık 2018 67 views 0

Cinselliğin yaşam boyu devam ettiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Cinsel Terapist Can Pahalı, diğer canlılar için yalnızca üreme amaçlı eylem olan cinselliğin, insanlarda üremeyle birlikte aynı zamanda haz almaya da yönelik olduğuna dikkat çekti.

 

İnsanlara özgü ve her bireyin yaşamındaki yeri farklı olan cinselliğin toplumsal değerlerle birlikte, insanların duyguları, düşünceleri, tutumları, davranışları ve inanışlarıyla şekillendiğini aktaran Cinsel Terapist Can Pahalı “Dünya Sağlık Örgütü, ‘Cinsellik, fiziksel, duygusal, entellektüel ve sosyal yönlerin kişiliği, iletişimi ve aşkı zenginleştirici etkilerinin bileşiminden oluşur’ şeklinde tanımlar. Herkesin cinsel bilgilere ulaşma ve cinsel ilişkiyi zevk için ya da üreme amacıyla yaşama hakkı vardır. Cinsel bir varlık olarak insanın sadece bedensel değil; duygusal, düşünsel ve toplumsal bütünlüğünü sağlayan, kişilik gelişimi, iletişim ve sevginin paylaşımını olumlu yönde zenginleştiren ve arttıran sağlıklı halidir” dedi.

 

Can Pahalı, çağdaş cinsellik anlayışında, cinsel davranışların ve farklı cinsel yaklaşımların ruhsal ve bedensel açıdan zarar vermemesi, aşağılayıcı, zorlayıcı, suçlayıcı olmaması ve her iki partnerin de isteği ve özgür iradesiyle gerçekleşmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

 

Mutlu, keyifli ve doyurucu bir cinsel yaşama ulaşmada,  bireylerin farklı cinsel yaklaşımlar gösterebileceğine vurgu yapan Cinsel Terapist Can Pahalı “Gerek farklı cinsel yönelimler açısından gerekse cinsel davranışların ifade şekli açısından bireyler özgürdür, suçlanmamalı ve yargılanmamalıdır. Kadınlığın ve erkekliğin onaylanması anlamına da gelen ve insana sevilmeye değer olduğu duygusunu yaşatan cinselliğin sevgi, saygı, bağlılık, güven, doğruluk ve paylaşım temeli üzerinde gelişmesi doyurucu bir cinsel yaşam için önemlidir” diye konuştu.

 

AYIPSAMA CİNSEL SAĞLIK GELİŞİMİNE SET ÇEKER

Cinsel Terapist Dr. Pahalı, birey ve toplum sağlığı açısından önemli, keyifli, eğlenceli, empatiyi arttıran, partnerleri yakınlaştıran ve yaşama anlam katan bir alanın toplum yaşamında çelişkilerle dolu oluşu düşündürücü olduğuna değinerek “Sağlıklı bir yaşam için bilimsel kaynaklara dayalı, doğru ve gerçeği yansıtan cinsel eğitim ve bilgilendirmeye gereksinim varken, cinselliğin konuşulması çoğu zaman; ayıp, yasak ya da günah olarak değerlendirilmekte, cinsel sağlık gelişiminin önüne set çekilmektedir. Konuşulmasının dahi utanılacak bir durum olduğu anlayışıyla aşağılanan cinsellik en çok merak edilen, bir o kadar da doğru bilinen yanlışların yani cinsel mitlerin sıklıkla dillendirildiği bir alandır” şeklinde konuştu.

 

CİNSELLİKTE HURAFELER…

Yaptığı cinsel terapilerde en sıklıkla dikkatini çeken cinsel mitlerden, yani hurafelerden birinin ilk cinsel ilişkide kanama olması gerektiğinin söylenmesi olduğunu hatırlatan Can Pahalı şöyle konuştu: “Oysa gerçekte, eğer doğuştan bir kızlık zarı anomalisi yoksa erkeğin partnerine aşkla, sevgiyle, uygun dokunuşlarla yaklaşım gösterip, telaşlı, aceleci ve bencil olmadan ilişkiye hazırladığında ne ilk gecede ne de sonraki gecelerde kızlık zarı kanamamakta, yalnızca esneyip genişlemektedir. Bilimsel verilere dayalı yeterli bir cinsel eğitim olmadığında, cinselliğin konuşulmasının utanılacak bir durum olduğu vurgulandığında, cinsel mitlerle bilgi kirliliği baskın olduğunda, ekonomik güvenceler yetersiz olduğunda ve ekonomik sistemin neredeyse yaşamın bütün alanlarındaki ürünlerin pazarlanmasında kadın bedeni cinsel bir meta olarak kullanıldığında, bunların doğal sonucu olarak, ortaya çıkan en önemli toplumsal sorunlardan biri cinsel işlev bozukluklarıdır. Cinsel işlev bozuklukları arasında en sık görülen sorunlardan biri cinsel isteksizliktir. Hem genel anlamda cinsel işlev bozukluklarının hem de özel anlamda cinsel isteksizlik sorunun aşılmasında pek çok etkenin yanı sıra cinsel fantezilerin özel bir yeri vardır…”

 

FANTAZİ OLMAZSA CİNSELLİK MONOTON OLUR

Cinsel fantezilerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamın önemli göstergelerinden biri olduğunu da anlatan Dr. Pahalı, şöyle devam etti: “Yapılan bilimsel araştırmalar bu görüşü desteklemekte, cinsel fantezilerin olmadığı bir cinsel yaşam monoton ve sıkıcı olmaktadır. Cinsel fantezilerin cinsel yaşama katkıları önemsenmeli ve bununla ilgili tabular aşılmalıdır. Cinsel fanteziler cinsel yaşama renklilik katarak, cinsel isteği ve cinsel duyarlılığı arttırarak cinsel hazza katkı sağlarlar. İnsanın en doğal ve özgürlük alanı olan yaşama dair hayalleri onu mutlu ederken, cinsel fanteziler de cinsel yaşamı zenginleştirerek doyumlu bir cinsel yaşamı desteklerler. Hayal dünyası ve cinsel fanteziler, içeriği ya da sınırları ile bireyin özgürlük alanıdır. Bu alanda ayıp, yasak, günah ve utanma kavramlarının yeri yoktur, suç ve ceza da yoktur.”

 

Dr. Can Pahalı ataerkil ve erkekçi bakış açısıyla kadın cinselliğinin bastırıldığı ve aşağılandığı toplumlarda, empoze edilen, dayatılan ve doğru diye algılatılan yanlış yaklaşımlar sonucunda, kadının en doğal hakkı olan cinsel davranışlarını sahiplenmesi bir yana, fantezilerinde bile suçluluk duyduğunu ve kendini düşünce suçuyla yargıladığını savundu.

 

Genel anlamda hayallerin ya da özelde cinsel fantezilerin içeriği ya da sınırları ne olursa olsun kimseye zararlarının olmadığını sözlerine ekleyen Dr. Can Pahalı “Cinsel partneri aldatmak ve cinsel partnere ihanet etmek anlamına gelmez, yaşanmaları ya da uygulanmaları da gerekmez. Cinsel fanteziler kişiye özeldir, cinsel partneriyle paylaşması gerekmez, düşündüğü cinsel fantezileri de, cinsel partnerin en azından rahatsız olmaması koşuluyla, paylaşmakta özgürdür. Cinsel fanteziler mutlu, keyifli, eğlenceli ve doyurucu bir cinsel yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir” dedi.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ