Lojistik’te Yatırımların Önünün Açılmasını Bekliyoruz « Sektörel Aylık Ekonomi Dergisi

Lojistik’te Yatırımların Önünün Açılmasını Bekliyoruz

19 Mart 2018 129 views 0

Lojistik sektörün gelişebilmesi için devletten yatırımcının önünü açacak düzenlemeleri yapmasını beklediklerini belirten Özler Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Öz, yatırımcının da ‘küçük olsun benim olsun’ anlayışından uzaklaşması gerektiğini söyledi.

 

Doğu Akdeniz’de ve İskenderun Körfezi bölgesinde sektörün durumunu değerlendiren Özler lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Şemsettin Öz, “Liman yatırımları ve fiyatların dip olmasına rağmen halen Mersin’in çok gerisindeyiz. Bölgemizde ne kadar çok liman yatırımı olsa da konteynır yük açısından Mersin’e karşı hala belirli bir pazarı alamadığımızı görüyorum. Doğu ve G. Antep’le kilometre mesafesi kaynaklı dökme yükleri almış olmamıza karşın bunun içinde buğday, gübre gibi ürünler var. Bu ürünleri almış olmamıza rağmen hala daha fazla katma değer yaratacak konteynır ürününü bölgemize çekmekte zorlanıyoruz” dedi.

 

Bölgede sektördeki tutukluğun sebeplerinden bir tanesinin limancılık anlamında ‘küçük olsun, benim olsun’ mantığı olduğunu vurgulayan Şemsettin Öz “Fiyat rekabeti ve fiyatların dip olmasına rağmen bir türlü buraya kaliteli ürünü getiremiyoruz. Limanlar dökme üründeki fiyat rekabetinden dolayı belli bir gelir elde edemiyorlar, elde edemedikleri geliri de yatırıma dönüştüremiyorlar. Bu tarz kaliteli ürünlerin gelebilmesi için limanların gelir elde edebilen limanlar haline dönüşmesi gerekiyor. Tekstil, pamuk gibi ürünleri getiriyoruz ama Mersin’e göre baktığımızda bu çok düşük rakamlarda kalıyor. Yani G. Antep’in konteynır ihracatçısı gıda olsun, tekstil olsun, elleçleme yaptırabileceğimiz konteynırda işlem görebilecek ürünleri biz buraya getiremiyoruz. Sebeplerden biri ürünlerin elleçlenebilecek noktaların Mersin’e göre az olması, bu konuyla ilgili ekipman ve yatırımcılarının eksikliği diyebilirim. Yani limanların olması yetmiyor, aynı zamanda bu işlere hazır olması lazım” diye konuştu.

 

BİRÇOK YATIRIM TÜNELİ BEKLİYOR!

Lojistiğin gelişmesi için bölgede birçok eksikliğin bulunduğuna işaret eden Şemsettin Öz, “Biz depocuyuz, depoculuk yatırımımızı arsa fiyatlarının yüksekliğinden dolayı geliştiremiyoruz, bu konuda alan darlığından arsa da üretilemiyor. Bu arada Sadece depoculuk yapılacak alanların izin tarafında kolaylıklar sağlanması gerekiyor. Bu tarafta küçük de olsa büyük de olsa yatırımcının önü açılmalıdır. Yatırımcı çoğaldıkça depoculuk gelişecektir. Bunun yanında Amanos Tüneli’nin bir an önce planlanıp inşaatın başlamasını, koridorun hızlı bir şekilde açılıp bölgemize gelir getirebilecek bir hale dönüşmesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Tünelin açılması sektörün gelişmesi noktasında ciddi katkı verecektir. Bir beklenti vardır, bu beklentiye istinaden birçok yatırımın beklediğini biliyoruz” şeklinde değerlendirmede bulundu.

 

Ak Parti Hatay İl Başkanlığı’na getirilen Hatay Ro Ro Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler’in sektör açısından bir şans olduğunu da dile getiren Şemsettin Öz “Sektörümüzün içerisinden biri olan İbrahim Güler’in getirildiği görev bizim açımızdan memnuniyet vericidir. En azından sektör sorunlarını anlayabilecek ve bölgenin ihtiyacı olan yatırımlarda siyasi anlamda önünün açılması gereken konularda daha hızlı sonuç alınabileceğini düşünüyorum ve kendilerini tebrik ediyorum” dedi.

 

İhracat şampiyonu olmanın tek başına önemli olmadığının altını çizen Şemsettin Öz “İthal etmeden ihracat yapmaktır önemli olan. Bugün TÜİK’in istatistiklerine baktığımızda ihracat şampiyonu olarak ödüllendirilen şirketlerinin yüzde 90’ının cari açığa negatif katkı yaptığını görüyoruz. Bu münhalde baktığımızda sıfırdan üretim yapacak ürünleri arttırmamız gerekiyor. Yani sıfırdan üretim yapıp ihraç etmek en doğru yöntem olmasına rağmen sürekli ara ürün getirip belli bir çerçevede işleyip ihraç etme yöntemine gidiyoruz. Aslında bu da cari açığımızı arttırmak anlamına gelmektedir. Türkiye’de bizim ‘milli ürünler’ üretmemiz gerekiyor. Milli üründen kastımız, bir ürünü mamul haline getirdiğimizde içinde kullandığın ithal ürün, yok denecek kadar az olmasıdır.  Demir çelik sanayisi diyorsak hurda ithal ediyoruz, elektrot, enerji, yakıt ithal ediyoruz. Bunların taşınması istiflenmesi vinç ithal ediyoruz. Baktığımızda bir hurdanın mamule dönüştürene kadar ki oluşan girdilerin yüzde 80’e yakını ithaldir. Bizim bundan ziyade daha çok ithal olmayan ürünleri üretmek lazım. Tosyalı gibi uzun mamulden çıkıp farklı ürünler elde eden firmalar var. Farklı ürünlere kaymaları ülkemiz ve cari açığı kapanması anlamında faydalı olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ