Lojistiğe Arazi Üretilmeli

19 Mart 2018 285 views 0

Tufan Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Parmaksız, her türlü imkan ve avantajlara sahip İskenderun’un lojistik sektörüne hizmet vermesi gereken antrepolar ile araziler üretilmesi gerektiğini söyledi.

 

2000-2010 yılına kadar gümrük müşaviri olarak hizmet verdiklerini hatırlatan Tufan Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Parmaksız, “Bakanlığın çıkardığı bir tebliğle yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olduk ve bu sıfatla devlet adına çalışmaya başladım. 2010 yılından bu yana yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği hizmeti veriyorum. Bakanlığın verdiği görev çerçevesinde bazı denetim ve kontrolleri, işlemlerin raporlanması konusunda devlet adına çalışma yapıyorum. Gümrük müşavirliği hizmeti verirken firmaları, ithalatçıları, ihracatçıları ya da sanayicileri temsilen adlarına iş yapıyorduk. 2010 yılında Devlet dedi ki ithalatçı veya ihracatçıyı değil, bizi temsil edeceksin. Kendi görevlendirdiği memurları, bazı iş ve işlemleri yetki vererek bize devretti” diye konuştu.

 

Tufan Parmaksız, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olmak için gümrük müşaviri olarak en az 7 yıl çalışma, her hangi bir ceza-i müeyyideye girmemiş olma, mesleğin onur ve vakarına aykırı hareketlerde bulunmamak gibi şartların yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak “Biz bakanlığa bildirerek yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olmak istediğimizi beyan ettik. Onlar da bizim bu talebi inceliyor, aradıkları şart ve kriterlere uygunsa ve bize de güveniyorlarsa bu yetkiyi veriyor. Biz de o yetkiye istinaden çalışmaya başlıyoruz. Tabi bu görevi gümrük müşavirliğini bıraktıktan sonra yapmaya başlıyoruz” dedi.

 

Hatay’ın lojistik altyapısının olmamasının sektör için en önemli sıkıntı olarak niteleyen Tufan Parmaksız “Türkiye’nin en büyük lojistik filosuna sahip bir bölgedeyiz ama lojistiği destekleyen diğer faktörler konusunda çok zayıfız. Örneğin, tırlar için bir sahamız yok, eşyaları koymak için antrepolarımız çok yetersiz. Tahmil tahliyesi için yeterli alanlar yok. Birçok ilde yükler liman dışında boşaltılırken, bizde liman sahasında gerçekleşiyor. Yükler sadece yüklenmek için limana gelir. Ama bizim bölge maalesef yetersiz olduğu için yükler limanda beklemek zorunda kalıyor. Bundan dolayıdır ki liman tam anlamıyla vaktinde hizmet veremeyebiliyor” şeklinde konuştu.

 

Yeterli antrepoların olmayışı, yatırım için de arazilerin yüksek rakamlarda seyretmesinden dolayı yapılamayan yatırımların, firmaları Mersin’e kaymasına yol açtığını savunan Tufan Parmaksız  şunları söyledi: “İskenderun bundan dolayı çok kaybediyor. Burada yeterli derecede antrepo olmadığı için birçok firma en yakın liman olan Mersin’i tercih etmek zorunda kalıyor. Konum itibariyle bölge, Asya ülkelerine, Suriye’ye, Irak’a veya İran’a çalışan firmaların kilit noktası diyebiliriz. Bugün Mersin Limanı’nda 150 civarında antrepo varken, İskenderun’da en fazla 40 tane bulunmaktadır. Oranlarsanız üçte biri kadar lojistik destek sağlayan yerlerimiz var. Birçok antrepolar C Tipi olduğu için çoğu da firmalar kendi yükleri için kullanıyor. A Tipi antrepolarda da var ama yine firmalar kendiişlerini yapıyor. Burada faaliyet gösteren firmaların sahip olduğu antrepolar ancak kendilerine yetiyor. Üçüncü şahıslara pek fazla hizmet götüremiyorlar. Bazen antrepo bir gemiyle gelen ve sevkiyatı yapılması gereken 40-50 bin tonluk eşyayı alamıyor. Ne yapıyor malının bir kısmını A’ya bir kısmını da B antrepoya boşaltıyor. Depolama alanında çok yetersiziz.”

 

Arazilerin bu bölgede çok pahalı olduğuna işaret eden Parmaksız “İnsanlar yatırım yapmak istedikleri zaman yapacakları yatırımın iki üç katını arsaya harcamak zorunda kalıyorlar. Bu da 10 yılda yatırımın amorti etmeyi planlarken, bu süre 25 yıla çıkıyor. Öyle olunca insanlar yatırımdan kaçıyorlar. Liman çevresinde alan olmayabilir ama Payas ve Dörtyol’a doğru açılım yapmaya elverişli alanlarımız var. Liman ve iskeleleri çok olan birçok ilden avantajlı olan bir bölgeye sahibiz. İnsanların yapay olarak yaptıkları şeylerin bizlerde doğaldır. Ortadoğu ve Asya’ya açılan ilk kapıyız. Bu avantajlarımızı değerlendirmemiz lazım. Irak ve Suriye’de bu sıkıntılı süreç sona ererse buradaki iş hacmimiz on katına çıkar. Bu kez hacim on kata çıkınca buna hazır olmadığımız ortada. Yine firmalar Mersin’e kayacak. Mersin, İstanbul ve İzmir çalışacak biz izleyeceğiz. Arsa üretimi konusunda da siyasilerin destek çıkması gerekiyor. Biz başta lojistik köy olmak üzere birçok proje hazırlayıp verdik. Ama maalesef şu ana kadar istediğimiz sonucu alamadık” şeklinde sözlerini tamamladı.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ