“Her şey Hayal Edebilmekle Başlar”

06 Mart 2019 92 views 0

Kendi adıyla kurduğu mimarlık firmasıyla, özel çizgi ve stilleriyle projelere farklı bir bakış açısı kazandıran İç Mimar Çağrı Aytaş, mimarinin hayallerle, yeni bir şekil, boyut, en önemlisi tarz yaratacağına inanıyor.

Projelerinin başlangıç ve bitiş anlarının kendisi için çok keyifli olduğunu vurgulayan İç Mimar Çağrı Aytaş, “Sürecin tamamı zaten sevilmese yapılacak bir iş değil! Ama başlarken o yeni heyecanı duyuyor olmak, şantiyeye gittiğinizde kafanızda bir şeyler oluşmaya başlaması çok keyif veriyor. Bir de bittiği anda o binanın içinde geziyor olmak ise çok ayrı bir keyif oluyor. Proje, tanımı gereği başı ve sonu olan bir şeydir. Biz de, içmimar olarak rolümüzü başladığı andan bittiği ana kadar olan kısımda oynuyoruz, yani değerlendiriyoruz. Başlangıç mı bitiş mi diye sorarsanız; ‘başlangıç’ diye yanıt veririm” dedi.

Çizimleri kesinlikle kendisi yapan, tek başına çalışmaktan da büyük keyif alan, bunun dışında zamanımın büyük bölümünü şantiyede geçiren İç mimar Aytaş tasarımlarını ise birine emanet edemediğini belirterek çok severek yaptığını işinde rahat ve esnek çalışmaktan hoşlandığını söyledi.

ÖNCE BEN BEĞENMELİYİM

Bir projenin başarısının çizimi yapan kişinin beğenmesinden geçtiğini vurgulayan Aytaş “İlk olarak projeyi kendim beğenmeli ve içime sindirmeliyim. İkinciye, üçüncüye revize ettiğim hatta sıfırdan çizdiğim projeler oldu. Yani ben beğenip müşteriye sunduğum zaman müşterim beğenmemiş olsa bile o benim için başarılı bir iş olmuş oluyor. Tabii ki bu durumu anlayışla karşılayabiliyorum. Çünkü hem konuya uzak olmaları hem de işleve odaklanmaları sebebiyle bazen olayı tam olarak kavrayamayabiliyorlar. Aynı zamanda projede günümüzde mevcut olan son yenilikleri takip etmenin de projeyi başarılı kılan oldukça önemli bir etken olduğunu düşünüyorum. Ofis, kafe veya işletme projeleri, en çok keyif aldığım çalışmalar. Bir konut projesinde evin tüm odalarında aynı konsepti uygulayabilmek biraz zahmetli. Bunun sebebi de çok fazla farklı kullanıcı kitlesine hitap etmesi ve her kullanıcının birbirinden bağımsız pek çok isteğinin olması. İşletme ve daha çok ofis projelerinde ise daha özgür çalışabildiğimi söyleyebilirim” diye konuştu.

Bir mekâna bakıldığında her bir öğenin birbiriyle ilgili olarak tasarlanmasını önemsediğini aktaran Çağrı Aytaş, “Türkiye’de iç mimarlığın hem iyiye giden bir grafiği, hem de sancılı konuları var. Aslında uygulaması tamamlandıysa çok büyük keyif veriyor. Çok çalışmayı göze alıyorsanız iç mimarlık da keyifle yapılabilecek işler arasındadır. Birileri size hayalini yapmanız için para ödüyor, hakikaten bu çok doğru. Ortada boş bir kâğıt var, siz sıfırdan bir şeyler yapıyorsunuz. Belli kısıtlar olsa da bu kısıtlar sonucunda ortaya çıkan şey, tamamen sizin öngörülerinizle yoğrulduğu için çok sübjektif oluyor, tabi bununla hayatınızı kazanmak çok güzel bir şey. Zor, fakat ilerledikçe öğrendiğiniz, öğrendikçe keyif aldığınız, keyif aldıkça daha iyi olduğunuz bir meslek” şeklinde konuştu.

.

MESLEĞE YENİ BAŞLAYANLARA ALTIN ÖĞÜTLER

Mesleğe yeni başlayan kendinden daha genç mimarlara da altın değerinde öğütlerde bulunan Çağrı Aytaş şunları söyledi: “Her şeyden önce mesleğimizin gözüktüğü gibi basit olmadığını, çok emek harcanması gereken, zaman alan ve sabır gerektiren bir alan olduğunu her yeni mezun kesinlikle bilmelidir. Her şeyden önce işlerine gönül vermeli, bu iş, kesinlikle gönül işi, sevmeyen yapamaz. Önce işi, severek yapmalıyız, maddi kaygılarımız ikinci planda olmalı. Hiç bir zaman yılmamalısınız ve hiç bir zaman hayallerinizden vazgeçmemelisiniz. Başarıya giden yol, tüm aksiliklere rağmen önce kendine ve yaptığın işe inanmaktan geçer”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ