Hekim Kadrosuna Akademisyen Gücü

19 Mart 2018 396 views 0

Fiziki genişletme çalışmalarının ardından, tıbbi donanım ve hekim kadrosuna ilk etapta üç doçenti de dahil ederek akademisyenlerle güçlendiren Özel Palmiye Hastanesi yönetimi ayrıca tüp bebek ünitesi kurmak için çalışma başlattı.

 

Kadrolarına bu yıl akademisyen kökenli isimleri kattıklarını belirten Özel Palmiye Hastanesi Başhekimi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Yılmaz Şahutoğlu “Gastroetolojide, kadın doğum ve Genel Cerrahide üç doçent arkadaşımızla mevcut ekibimizi güçlendirdik. Hasta kapasitemizi bu süre zarfında ortalama ayda 25 bin hastaya hizmet verecek durum geldik. Verdiğimiz bu hizmetlerin karşılığında memnuniyetlerle ve pozitif yönde geri dönüşümü oldu” dedi.

 

Genel cerrahide daha önce uzun yıllar İskenderun Devlet Hastanesi’nde görev yapan yanık ve yara tedavisinde Türkiye’de uzmanlaşmış sayılı akademisyenlerden biri olan Doç. Dr. Turgut Karaca’yı bünyelerine kattıklarını hatırlatan Başhekim Dr. Şahutoğlu “Turgut Bey sadece yara ve yanık değil,  hastanemizde başlamasıyla birlikte obezite cerrahisinde çok ciddi ameliyatlar yapmaya başladı. Bildiğiniz gibi obezite, günümüzde en sıkıntılı hastalıkların arasında yer alıyor. Beraberinde birçok yandaş hastalıkları da getiriyor. Diyabet, hipertansiyon astım ve nefes darlığı gibi insanın yaşam kalitesini olumsuz tetikleyen birçok hastalığı beraberinde getiriyor.  Bundan dolayıdır da biz Turgut beyin transferiyle birlikte bu işlemleri başarıyla yapacak duruma geldik. Bu hastaların bir kısmı yurt dışından geldi. Mesela Finlandiya’dan, Kıbrıs’tan hastalarımız var. Bunun yanında Hatay dışından gelen hastalarımız var” diye konuştu.

 

Gastroetoloji alanında son derece başarılı çalışmalara imza atan değerli bir akademisyen olan Doç. Dr. Şerif Yılmaz’ın da Palmiye ailesi içerisinde yer aldığını vurgulayan Başhekim Dr. Şahutoğlu, “Özellikle bölgemizin ciddi anlamda ihtiyaç duyduğu sarılık vakalarda, karaciğer hastalıklarında, ERCP’de eksikliğinin giderilmesine yönelik bir transfer olarak gerçekleştirdik. Çünkü bu bölgede ERCP yapılmıyor. Bu çok hassas ve özellikli bir işlem. Bölgenin bu yöndeki ihtiyacını da bu şekilde giderdik. Çünkü bu hastaların tamamına yakını şehir dışına gidiyordu. Artık hastanemizde bu hastalar burada tedavi görmeye başladı. Şerif Bey bu konuda başarılı olmasının yanında bir diğer özelliği de siroz karaciğer hastalığıyla ilgili kitabın da editörlüğünü yapıyor. Kronik karaciğer hastalıklarında da hepatit ve siroz vakalarında da başarılı çalışmalar yürütmektedir. Bünyemizde yer alan bir diğer hekimimiz kadın doğum uzmanı doçentimiz Ali İrfan Güzel de, hem onkoloji cerrahi hem de jinekolojik laparoskopi yöntemini çok başarıyla yürütüyor. Kapalı ameliyatlar çok büyük bir konfordur. Hastanın ameliyat sonrasında ağırı durumunu minimize eder, iyileştirme süresini hızlandırır. Hemen birçok alanda eksikliğimizi tamamladık. Tüberküloz hastalığıyla ilgili Dr. Özlem Berktaş’ı ve Beyin cerrahisi ile ilgili de Dr. Muhammed Duranel’le eksikliğimizi giderdik” şeklinde konuştu.

 

TÜP BEBEK MÜJDESİ

İlk kuruluş formatının kadın doğum ve çocuk ihtisaslı olan daha sonra genel sağlık hizmetleri veren hastanelerinde tüp bebekle ilgili fiziki altyapı ve tıbbi donamı da tamamladıklarını aktaran Dr. Şahutoğlu, bürokratik süreç başlatıldığını, en kısa zamanda bu üniteyi de devreye alma beklentisi ve heyecanını yaşadıklarını sözlerine ekledi.

 

JİNEKOLOJİDE LAPAROSKOPİ- HİSTEROSKOPİ VEİNFERTİLİTE (KISIRLIK)

Anne şansını arttıran yöntem olarak son yıllarda öne çıkan Histeroskopi ile ilgili bilgiler veren

Doç. Dr. Ali İrfan Güzel, jinekolojide (Kadın Hastalıkları)’nda endoskopik ile Laparoskopi yöntemleri de kullanıldığını vurgulayak “Laparoskopik yöntemle yapılan operasyonların başında infertilite (kısırlık) tanı ve tedavisi gelir. Tüplerin açık olup olmadığı, rahimin yapısı ve yumurtalıkların görünümü değerlendirilebilmekte ve saptanan bazı bozuklukların da laparoskopik cerrahi yöntemlerle tedavi etmek mümkün olmaktadır. Kısırlık sorunu yaşayan seçilmiş hastalarda laparoskopik cerrahi sonrası gebelik oranlarının artabileceği bilimsel olarak da kanıtlandı. Bunun yanı sıra ektopik gebelik (dış gebelik) çıkarılması, yumurtalık kistleri ve endometriosis cerrahisinde de laparoskopik yaklaşım ilk ve tercih edilmesi gereken seçenektir. Aile planlaması yöntemi olan tüplerin bağlanması operasyonunda da artık laparoskopi ilk tercih edilen yöntemdir” diye konuştu.

 

Doç. Dr. Güzel tanısal ve operatif olmak üzere iki çeşit yönteme dikkat çekerek şunları kaydetti: “Histeroskopi ile kısırlık, tekrarlayan düşüklerin nedenleri, anormal adet kanamalarının nedenleri ve rahim içi patolojilerin tespiti yapılabilir. Hastanemizde bu işlemler başarı ile uygulanmaktadır Laparoskopik ameliyatların, karın kesilerek yapılan ameliyatlara göre bazı avantajları mevcuttur. Klasik kesiler ile yapılan ameliyatlardan farklı olarak daha küçük kesiler ile yapıldığından dolayı ameliyat sonrasında iltihaplanma ve yapışıklık riski daha azdır. Hastanın organlarına daha az zarar verici bir yöntemdir.

Kamera ile büyütme sağlandığından cerrahiye hâkimiyeti arttırır. Hastanede kalış süresini kısaltır. Normal hayata dönüş süresi 7 ile 15 gün arasıdır. Büyük kesiler yapılmadığı için ameliyat izi yok denecek kadar azdır. Yara yerinde fıtık oluşma riski de azdır.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ