Hedef, İthalatın Minimize Etmek Olmalı

24 Eylül 2018 78 views 0

Kahraman Sarsılmaz Makine ortaklarından Mustafa Kahraman, sektörün geçmiş yıllara nazaran gelişmeler sağladığını ancak, rekabet gücünün elde edilebilmesi için çalışmaların yapılması gerektiğini aktararak “Teknolojinin hızla geliştiği günümüz dünyasında Türk makine sektörü yüksek kalitesi ve çalışma hızı ile dünyada önemsenen bir konumdadır. Fakat makine sektörü dünyada sürekli değişmekte ve gelişmektedir. Bu değişime ayak uydurabilmek için ülkemiz makinecileri yatırımlarına ve Ar-Ge çalışmalarına aralıksız devam etmektedir” dedi.

 

Türkiye makine sektörünün, son yıllarda Türkiye ekonomisine ve ihracatına önemli katkılarda bulunduğunun altını çizen Mustafa Kahraman “Sektör, toplam ihracatımızın yüzde 10’luk bölümünü tek başına karşılıyor. Makine ve aksamları, Türkiye’nin ihracatında kara taşıtlarından sonra ikinci sırada yer alıyor. Yine sektörümüzde 2000 yılında yüzde 27 olan ihracatın ithalatı karşılama oranına, son yıllarda yüzde 55’inin üstüne çıkarmayı başardı” diye konuştu.

 

Kahraman, sanayi devriminin 4. aşamasından söz ettiği konuşmasında da şu değerlendirmede bulundu: “Sanayi devriminin 4. aşaması olarak kabul edilen endüstri, 4.0 ile (akıllı makinalar-akıllı fabrikalar operatöre bağımlı olmadan uzaktan üretim yapmak) dünyadaki mevcut üretim hatlarının rekabete ayak uydurabilmek için yenilenecek veya revize edilecek olması sektör için dünya genelinde yeni bir fırsattır. Bu fırsatı faydaya çevirebilmek için endüstri 4.0 doğru analiz edilmeli sektörde etkili olan faydaları arttırmak için gerekli altyapı çalışmaları yapılmalı, sektörde ileri ve öncü firmalarla ortaklık, işbirliği gibi yapılanmalar üzerinde çalışmalı. Bu çalışmaları hızlandıracak önlemler alınmalıdır.”

 

Sektörün bölgedeki gelişmişliğini de değerlendiren Kahraman “Sektörün bölgemizin durumu gelişmiş bölgelere göre Marmara, Ege ve İç Anadolu’da olan yatırımlara göre yetersiz olsa da son yıllarda ilginin arttığını söyleyebiliriz. Bu işe gönül veren arkadaşlar her şeye rağmen belirli konularda kendilerini kanıtlamış, sektörün bu bölgede de var olduğunu göstermiştir. Sektördeki firmalarla sürekli irtibat halindeyiz. Faydalı işler yapmanın, kolektif çalışmanın hazzını hep birlikte yaşamaktayız. Bütün sektörlerde olduğu gibi makine ve makine elemanları imalat sanayinde de en büyük sorunlardan biri de nitelikli eleman sorununu oluşturuyor. Geleceğimizin teminatı olacak genç neslimize, modern motivasyon teknikleriyle verimli çalışmaya teşvik etmeliyiz. Evimizde başlayıp okullarda devam eden eğitim-öğretim sürecinde üretmek konusunu doğru işlemeliyiz. Sadece makine değil bütün sektörlerde üretmenin manevi yönden ayrı bir haz, maddi yönden de ayrı bir kazanç olduğu bilincini üreten toplumların ayakta kalabileceği gerçeğini gençlerimize misyon olarak yüklemeliyiz.      Sektörümüze gelince, makine sanayi sektörü bütün sektörlere hitap etmesi hayatın her aşamasında var olması, üreten makineleri üretmenin farklılığı, üretime katkıda bulunmanın gençlerimizin doğrudan ve dolaylı olarak yaşadığı dünyayı fark etme, keşif etme, keşfettiğini geliştirme açısından ufkunu açacaktır. İşini seven işine sahip çıkan gençlere, Türkiye için üretmek, Türkiye için hep beraber kazanmak adına ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı.

 

“Yaptığımız makineler, siparişe dayalı özel amaçlı makinelerdir” diyen Kahraman “Spesifik makineler üreten proje bazında imalat yapabilmemiz – değişken üretim yapabilen yapımız olduğundan bütün sektörlere hitap edebiliyoruz. Demir-çelik, enerji, lojistik, kimya, madencilik ve savunma sanayine üretim hatlarını ve makinelerini, projeli veya projesi tarafımızdan yapılması kaydıyla üretimi ve montajını gerçekleştiriyoruz. Son bir yıl içerisinde genellikle gizlilik anlaşması ile yapılan projeleri gerçekleştirdik. Stratejik tesisler için özel amaçlı projeler gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın % 40 ihracata dayalı ve ürettiğimizin, büyük bölümünü Avrupa ülkelerine gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

 

Kahraman, makine imalatının, zaman, bilgi, beceri, tecrübe, Ar-Ge, makine ekipman ve çok önemli finansman gerektirdiğine değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Makineleri üretmek için bizler de makine ve makine ekipmanı kullanmak durumundayız. Özellikle mekanik aksamların elektronik ile bağının çok hızlı arttığı çağımızda, üretim yapacak makinelere ayırdığımız finansman her gün artmaktadır. Makinelerle az kaynak kullanarak çok fayda sağlamanın yolu işlevsel makine parkurunu teknolojik olarak güncel tutmaktır. Yukarda belirtiğim gibi sektörümüz bilgi, beceri, tecrübe, zaman, pazar, makine ekipman, finansman ve üretecek yer gerektirir. Bu kadar özellik isteyen başka bir sektör yoktur. Bu nedenle sektörde ileri teknolojiye sahip Almanya, Japonya, İtalya, Tayvan ve Çin gibi ülkeler makinecilerine pozitif ayrımcılık uygulayıp vergi ve finansman gibi destekler vererek onların çoğalmasını ve büyümesini hedeflerler. Makine olarak bilincinde olduğumuz teknolojik rekabetin lehimize dönmesini metodize ettik. Üreteceğimiz özel tesislerin makinelerini, mevcuttaki üretim ekipmanlarımızı güncel sistemle revize edip optimum performansı alabileceğimiz yeni makineler üretiyoruz. Sonrasında ithal etmeden, yerli makinelerle ülkemizden özellikle Avrupa’ya ihracat gerçekleştiriyoruz! Sanayiciler ve sektördeki diğer firmalar bu zahmete girmenin özellikle zamansal kaybından söz edebilir. Zahmetinin ne kadar zorlayıcı olduğuna ben de hak veriyorum. Dünyanın birçok ülkesine yaptığım ziyaretler neticesinde gözlemledim ki uzun vadede önemli olan ciroların artması değil, üretimin ve faydanın büyümesidir. Üretim de niteliğin-niceliğin ve kalitenin büyümesidir. Katma değerin büyümesidir. Önemsememiz gereken değerler marka değeri olgusunu güçlendirecek, yükseltecek, orta ve uzun vadede dışa bağımlılığımızı minimum rakamlara indirecektir. Özellikle sanayici ülkelerde uzun yıllar aynı miktarda üreten marka değerleriyle cirolarını kıyasladığımızda inanmakta güçlük çekeceğimiz firmaların sayıları hiç de az değildir. Biz dış pazarlardaki diğer ülkelerin makinecilerinin işe erken başlayıp uzun yol almalarını kendimize dezavantaj kabul etmeyip avantajlı yönlerimizi ön plana çıkararak üretmeye devam edeceğiz.”

BENZER KONULAR
YORUM YAZ