‘Biz olamazsak, başaramayız!’

06 Mart 2019 108 views 0

Yener Denizcilik sahibi Adnan Yener, her türlü imkana ve altyapıya sahip olan İskenderun Körfezi’nin olması gereken yerde olmamasının tek sebebinin, ‘biz olamamaktan’ kaynaklandığını belirterek “Biz olamazsak, her zaman kaybederiz” dedi.

Yarım asır önce sektöre gemi ambarlarında çalışarak başladığını ifade eden Yener Denizcilik sahibi Adnan Yener şunları anlattı: “Eğitimimle birlikte bu sektörde faaliyetime devam ettim. Ciddi sıkıntılar içerisinde çok güzel işler de yaptık. Rahmetli Besim Atalay Mülayim’in Bamtrans Grubu’nda 30 yılı aşkın çalıştım. Hep levelimi yükselterek iyi işler çıkartmaya çalıştım. Benim bugünkü varlığımı, rahmetli Sn. Atalay Mülayim beye borçluyum. Benim üzerimde büyük hakkı var. Bamtrans grubunda oluşan ekonomik kriz neticesi kapanmasından ötürü2004 yıllarında kendi firmamı kurdum Bamtrans’ta aldığım terbiye ve deneyimlerimi kendi firmamda sürdürmeye çalışıyorum. Deniz Nakliyecileri Derneği’nde Yönetim Kurulu üyeliği ve başkanlık görevlerinde bulundum.”

Dernek çatısı altında bir yere kadar hizmet verebildiklerini, sorunları çözmek için DTO Deniz Ticaret Oda gücünün alınması gerektiğini gördüklerini vurgulayan Adnan Yener “Daha iyi hizmet vermek ve deneyimlerimizi ortaya koymak için Geçen yıl İskenderun Deniz Ticaret Odası seçimlerini kazanarak Meclis Başkanlığı görevini aldım. 18 yıla yakın DTO yönetimde görev yapan Sn. Bülent Kavsak Bey ve ekibinin çok güzel işler yaptığını da buradan söylemek isterim. Bizim hedefimiz sektörü daha yüksek noktalara taşımaktır. Bu bir bayrak yarışı, Oda olarak güzel projelerimiz var. Yönetim ve Meclis ile uyum içerisinde çalışarak hazırladığımız projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.  

Yener Denizcilik olarak Türkiye’nin bütün limanlarında acentelik yaptıklarının altını çizen Adnan Yener, “İskenderun, özellikle sektörümüzde olması gereken yerde değil, Körfez bana göre Türkiye’nin bir numaralı yeri; stratejik olarak da çok önemli bir noktadadır. En büyük sorun; ‘biz olamamak’ çok güzel konuşuyoruz, çok güzel ve iyi şeyleri düşünmeyi öğrendik ama konuştuğumuzu, düşündüğümüzü hayata geçiremiyoruz. Bunun sebebi de biz olamamamızdan kaynaklanıyor. Sorunlara çözüm getirmek için kolektif çalışamıyoruz. Biz burada bir olamayınca ne yazık ki dışarıdan gelen firmalar bizim yapmamız gereken işleri yapıp gidiyor. Biz olabilirsek sorunlar otomatik olarak çözülecektir. Ama ne yazık ki bir lobimiz yok. Başarı için masada tüm güçler yer almalı, masadan kalkıldığında işin takipçisi olmalıyız. Bunu başaramıyoruz, Ankara’da bir kulisimiz veya lobimiz yok” şeklinde konuştu.

İskenderun Körfezi’ndeki tüm liman ve iskelelerin teknolojik altyapıya sahip olduğuna vurgu yapan Yener şöyle devam etti: “Limakport ve Assanport’un burada olması bölgeye bir renk ve hareketlilik getirdi. Ama tam bir performansla çalışamıyorlar. Üzüldüğüm bir diğer nokta, otobana baktığımda Antakyalı firmaların tırlarının buradaki limanları bırakıp Mersin’e gitmeleridir. 200 Km. daha fazla gidip Mersin Limanı’ndan hizmet alıyorlar. Aslında bu soruyu kendimize sormamız lazım, Antakyalı firma neden İskenderun Körfezi’ne gelmiyor da Mersin’e gidiyor diye. Sektörün gelişebilmesi ve hizmetlerin İskenderun’a kayması için bölge illerde odalar nezdinde komisyonlar kurarak sunumlar yapmamız lazım. O insanlara bizim de burada üst düzey imkanlara sahip olduğumuzu anlatmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Biz bir birimizi eleştirmekten işler, gözümüzün önünde kayıp Mersin’e gidiyor…”

Limanın çevresinde ve bölgesinde boş arazilerin atıl vaziyette bulunmasına anlam veremediğine de dikkat çeken Adnan Yener, “Atıl araziler sektöre aktarılmalı, bir an önce değerlendirilmelidir. Lakin edindiğimiz bilgiler ve aldığımız duyumlara göre arazi sahiplerinin astronomik rakamlar istemesi yatırımların gelmesine engel oluyor. Arazilerin değerlendirilebilmesi için arazi sahiplerine ortaklık teklif edilebilir. Tabi bu da bir grup çalışmasıyla mümkün olabilir. Biz de sektörden kazandık ve İskenderun denizciliğine hizmet etmek istiyoruz. Ben şahsen, sektöre, Odamıza yapabilecek katkımı ciddi olarak mesaimi de ayırarak hizmet vermeye çalışıyorum. Maddi olarak hiçbir beklentim olmadığını, bana bu maddiyatı veren İskenderun’a hizmet etmek istediğimin bilinmesi istiyorum. Odamızın gençleşmesinden yanayım. Koltuğu ne zaman bırakılması gerektiğini bilirsek gençlerin önünü açmış oluruz. Biz de bunu yapmak istiyoruz İskenderun’a hizmet vermek için illa bir odada ve dernekte görev almak gerekmiyor” şeklinde sözlerini tamamladı.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ