Beş Yıl Sonra Türkiye’yi Tatlandıracak

25 Ekim 2018 149 views 0

AKYEM AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, gıda sektörünün ülkede nüfus artışına paralel olarak %10 büyüme sağladığını, tavukçuluk sektörünün de artıştan nasibini aldığını, ancak yaşanan ekonomik krizle ağır darbe aldığını söyledi.

 

Doların artışıyla birlikte yaşanan krizin beraberinde devalüasyon ve enflasyonu getirdiğini savunan Yrd. Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, “Bu süreçte tavukçuluk sektörü de ciddi bir kriz içerisindedir. Geçtiğimiz aylarda birkaç firma piyasadan çekildi. Halkımız manipüle edilmeye açık maalesef bu gelişmeler de başka sebeplere bağlanıyor. Enflasyon artışına rağmen bizler bu fiyat artışlarını ürünlerimize yansıtamıyoruz. Umarız bu olumsuz gelişmeler geçici olur” dedi.

 

OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNİ YAŞAR GİBİYİZ

Necmettin Çalışkan, yaşanan krize kısmi alınan tedbirlerin üretime yönelik olmamasının, sıkıntıları kısa vadede gideremeyeceğini iddia ederek şu değerlendirmede bulundu: “Masa başında bir takım kararlar alındı. Alınan bu kararlar belki ilk adımda katkısı olur. Ama bu tedbirlerin uzun vadede krizleri çözecek tedbirler olmadığı aşikârdır. Türkiye uzun yıllar öncesinde ihracat yapan firmaları her anlamda desteklemiş kimi zaman sübvanse etmiştir. Yaşanan bu krizin en büyük nedenlerinden biri de cari açıktır. İthalat ile ihracat arasındaki 100 milyar dolarlık bir fark vardır. Bu nedenle hem ihracatı hem de üretimi teşvik etmek zorundayız. Bugün ihracat teşvik etmek yerine frenleniyor. İhracatçıya sattığı ürünün bedelinin yüzde 80’ni altı ayda içinde resmi olarak durdurma şartı getirildiği gibi ihracatçıya büyük bir darbedir. İhracat ve üretimin teşvik edilmesi durumunda sağlanacak girdilerle cari açık kapanabilir. İçerideki ürün yetersizliğinden dolayı ihracata yasak getirildi. Örneğin un. Dışarıdan buğday ithal edenler un ihracatı yapabiliyor. Amik ve Çukurova gibi bölgeler tarım bölgeleridir. Burada yetiştirilen ürünlerin tamamının ihracatı yasaklandı. Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Şu anda Osmanlı’nın yıkılışına yakın dönemde yaşanan hadiseleri yaşıyoruz. O yıllar, ithalat sonuna kadar serbest, ihracat yasak gibi bir mantık yürütülüyordu. Örneğin unda, mısırda ve diğer ürünlerde ihracat yapılırsa ülke içindeki fiyatlar artar gibi görüşle hareket ediliyor. Aksine bu ürünlerin üretilmesine destek verilirse böyle bir endişe ortadan kalkar.”

 

Beyza olarak kendilerinin bu krizi üstlenerek zam yapmadan tüketiciye sunumlarını sürdürdüklerini aktaran Çalışkan “Fiyatları minimum sevide tutarak tüketiciye katkı sağlamaya çalışıyor. Ne yazık ki yerli ürünler dahil ithal edilenlerin tamamı dövize endekslidir. Yaşanan devalüasyonla ülkemiz iki ayda yüzde 30 fakirleşti” diye konuştu.

 

BAKLAVAMIZ DİĞERLERİNDEN ÖZELLİKLİ

Çalışkan, ürettikleri tüm ürünleri Ortadoğu ve Türki cumhuriyetlere ihraç ettiklerini aktararak yeni ürün gamından da şöyle söz etti: “Firmamız piliç sektörünün dışında süt ürünlerimiz de var. Bir de 2017 yılından itibaren Hamza Efendi Baklavası ile birlikte unlu ve tatlı mamullerimizi de kattık. Hamza Efendi markasıyla dana etinden üretilen mantımız, yufkamız var. Sektöründe etkin bir firma olarak Hatay genelinde ilçelerimizin tümünde satış yerlerimiz vardır. Tatlımızın dört önemli özelliği vardır. Birincisi yufkası temiz ve helaldir. Yufka üretiminde katkı maddesi olarak kullanıma uygun olmayan maddeler dahil ediliyor. İkinci olarak kaymak ve tereyağımızı kendi mandıramızda üretiyoruz. Bu noktada sağlıklıdır. Üçüncü olarak, fıstık fiyatları hayli yüksek olduğundan soya gibi ürünler kullanılıyor. Soya ve Osmaniye fıstığı öğütülüp pişirilerek içine de boya katılarak fıstıkmış gibi baklavada kullanılıyor. Bizim fıstığımız gerçek anlamda fıstıktır. Dördüncüsü ve en önemli özelliğimiz de tabi şeker kullanıyoruz. Yani şurup kullanmıyoruz”

 

Hamza Efendi Baklavası’nın henüz kısa bir geçmişe sahip olmasına rağmen insanların beğenisini kazandığına değinen Necmettin Çalışkan “Beyza Piliç gibi kısa sürede markalaşarak hak ettiği tüketim seviyesine ulaşacaktır. 2018 yaz mevsimi itibariyle de Hamza Efendi adıyla dondurmamızı da piyasaya sürdük. Hamza Efendi’nin Türkiye genelinde aranılan bir marka olması için çok çalışıyoruz. Şu anda Adana, Mersin ve Hatay’da direk olarak tüketiciye sunuyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu ağ gelişecektir.  Kısacası Hamza Efendi, beş yıl sonra çok iyi bir noktada olacağını söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ