“Arsuz’un Bir Çıkmaz Sokaktan Kurtarılmalı” « Sektörel Aylık Ekonomi Dergisi

“Arsuz’un Bir Çıkmaz Sokaktan Kurtarılmalı”

25 Mayıs 2018 160 views 0

Lion King Apart Otel işletmecisi ve Arsuz Turizm ve Kültür Derneği Başkanı Hasan Arslan, özellikle ören yerler ile birlikte ilçeleriyle Samandağ arasındaki yolun açılması gerektiğini belirterek Arsuz’un bir çıkmaz sokaktan kurtarılması gerektiğine dikkat çekti.

 

Arsuz’un ilk apart oteli özelliğini taşıyan Lion King, 20 yıllık turizm serüveninde kentin simgesi haline geldi. Otel ve apart olmak üzere iki konseptte hizmet verdiğini, bin kişilik çok amaçlı salon, restoran ve havuzla bölge turizmine en iyi şekilde hizmet sunulduğunu vurgulayan Otel işletmecisi Hasan Arslan tesislerinin 2 oda bir salon olan dairelerinin maksimum beş kişilik, denize uzaklığının da 150 metredir olduğunu ifade etti.

 

Kaliteden ödün vermeden bu günlere geldiklerini, daha önceki dönemlerde sadece apart konumunda olduklarını hatırlatan Otel işletmecisi Hasan Arslan “Şu anda otel ve kahvaltı hizmeti de vermeye başladık. Önümüzdeki yılda da yarım pansiyon sistemine gireceğiz. Böylelikle her ne kadar Alanla-Antalya bölgeleriyle rekabet edemezsek de gelen müşterilerimizi memnun edebileceğimize inanıyorum” dedi.

 

ARSUZ-SAMANDAĞ YOLU AÇILMALI

Aynı zamanda Arsuz Turizm ve Kültür Derneği Başkanı da olan Hasan Arslan, Akçalı, Gözcüler-Gökmeydan ve Konacık bakanlık tarafından üç turizm bölgesi ayrıldığını hatırlatarak, bu kararın gelecek için umut verici olduğuna işaret ederek “Arsuz’u 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana değerlendirmek lazım. Geçen yıla kadar Arsuz, turizmde sıkıntılı bir dönem yaşadı. 2017, geçen yıllara nazaran daha iyi geçince 2018’den çok umutluyuz. Bizim müşteri kitlemiz Akdeniz ve G. Doğu Anadolu Bölge illerindendir. Arsuz hem inanç hem de doğa, kültür turizmi açısından çok elverişli bir yer, sadece kum ve denizden ibaret değil, diğer faktörler de harekete geçirilebilir. Bunun için de güçlü bir alt yapı gerekiyor. Altyapıyı gerçekleştirebilmek için devletin güler güzüne ihtiyacımız var. Özellikle ören yerlerimiz ile birlikte Arsuz-Samandağ yolunun açılması gerekiyor. Yani Arsuz bir çıkmaz sokaktan kurtarılmalı. Bu yol açıldıktan sonra turizmin rengi oluşturulabilir. Turist, Arsuz’da konaklama yaptıktan sonra Samandağ’da Titüs tünelleri, Hıdır A.S., Musa Ağacı, oradan Habib-i Neccar, Sen Piyer Kilisesi, Belen’deki tarihi yerlerin ardından Payas Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Arsuz’a dönüşte, Meryem Ana Havuzu, yanar taşlar, yazılı taşlar, Konacık’taki lahitler Mario Anna Kilisesi çok rahatlıkla ziyaret edilebilecek” şeklinde konuştu.

 

ARSUZ 12 AY DÖRT MEVSİM YAŞANACAK YER

Suriye’deki savaşın kentte ekonomik yönden büyük olumsuzluk yaşattığına değinen Hasan Arslan Arsuz’un markalaşmaya ihtiyacı olduğunun altını çizerek “Bunun için turizm belgeli tesisler, beş yıldızlı otellere ihtiyacı var. Bu konuda yatırımcıların desteğini bekliyoruz. Tabi bu bölgedeki yerel yönetimlerin gelecek olan yatırımcıların önünü açması gerekiyor. Arsuz’un eksiklerinden biri de altyapıdır. Altyapının tamamlanmasından sonra kentimizin çok farklı noktaya geleceğini düşünüyorum. Ayrıca Arsuz’da otel fiyatlarının çok yüksek olduğu eleştirisine iki ayrı açıdan bakmak lazım. Arsuz bölgesi üç aylık bir sezon kapsamındadır. Ama 12 ay dört mevsim yaşanabilecek bir potansiyele sahip. Bizim bu bölgedeki işyerlerin kira bedelleri çok yüksektir. Doğal olarak fiyatlara yansıyor. Alanya-Antalya ile kıyaslama yaptığımız zaman ben kendi otelimden örnek verecek olsam beş kişilik odada 200 liraya konaklama yapılıyor. Açık büfe kahvaltı, yüzme havuz cabası. Hesaba vurduğumuzda kişi başı 40 liraya geliyor. Bugün ucuz denilen bölgelerde her şey dahil sistemde konaklama kişi başı 120-130 liradır. Bu hesaplamaların ardından Arsuz’un çok daha uygun olduğu gerçeği ortaya çıkacaktır” diye konuştu.

 

Dernek olarak Arsuz’un tanıtımı için İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesine dağıtılmak üzere 10 bin adet dergi bastırdıklarını dile getiren Arslan şöyle devam etti: “Fuarlar, festivaller, kongreler gibi etkinliklerin buralara getirilmesi çok önemli, sosyal etkinliklerin arttırılması gerekli. Bizim son iki yıldaki en büyük avantajımız kaymakamımız Musa Sarı’nın çok özverili davranması, Arsuz’u festivaller şehri olacağı sloganıyla hareket ediyor olmasıdır. Arsuz’da bir turizm seferberliği başlatmamız gerekiyor. Bölgenin % 60’ı tarımla geçimini sağlıyor. Geri kalan kısmı da balıkçılık ve turizmde yer alıyor. Turizm ayrı bir sektör, nazlı bir çocuk gibidir. Turizme o şekilde bakmak lazım. Arsuz’un büyük bir kısmı kışın işyerlerini kapatıyor. Kışın da açmaları gerekiyor ki, buraya gelen misafirler Arsuz’un kışın da aynı şekilde çalıştığını bilmesi gerekiyor. Tarım, balık ve turizm konularında yüksekokulların bölgemize açılması gerektiğini düşünüyorum. Arsuz’un ekonomisine ve kültürüne bükük katkı sağlayacaktır. Diğer şehirlerden gelen öğrencilerimiz sadece okumaya değil, buranın kültürüne de katkı sunmaya geliyor. Aynı zamanda kültür alışverişi de oluyor. Böylelikle evrensel sevgiyi yakalamış oluruz diye düşünüyorum” diye konuştu.

 

Öğrenci transferi için üniversite ile yaptıkları görüşmede beklentilerini bulamadıklarını da vurgulayan Hasan Arslan “Haklı olarak üniversiteler öğrencilerini staja gönderirken beş yıldızlı, minimum dört yıldızlı otelleri tavsiye ediyorlar. Maalesef bizim bölgemizde bunlar olmadığı için üniversitelerden yararlanamıyoruz. Kalifiye eleman sorunu yaşıyoruz. Üniversitelerimizden öğrencilerin buraya teşvik etmelerini bekliyoruz. Sonuçta onlar hem bu işin mekteplisi oluyor hem de çalışarak işin alaylısı konumuna gelecekler. Onlar bizden, biz de onların teorilerinden bir şeyler alarak Arsuz’da hizmeti daha nitelikli hale getirebileceğiz” şeklinde sözlerini tamamladı.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ