Arsuz’un Adını Zeytinle de Duyuracağız

25 Ekim 2018 146 views 0

Bölgenin zeytincilik konusunda yüksek bir rekolteye sahip olmasına rağmen adının duyulmaması büyük bir eksiklik olduğunu vurgulayan Karasürmeli Tarım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Genel Müdürü Hikmet Karasürmeli, Arsuz’un adını zeytinle de duyuracaklarını söyledi.

 

Karasürmeli Tarım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Genel Müdürü Hikmet Karasürmeli, bölgede en eski zeytin üreticisi bir aile olduklarının altını çizerek “Dededen, babadan zeytin üreticisiyiz. 5 bin ağaç zeytine sahibiz. Asıl işim toptan sebze ve meyve ticareti, Ankara halinde de yerimiz var. İki yılımı bu işin teknik bilgisini almak için harcadım. Zeytinyağında söz sahibi olan ülkelerden, İtalya, İspanya, Yunanistan’ı dolaşarak en iyi teknolojiye sahip noktaları gezdim. Baktık ki dünyada en iyi İtalyan marka Amenduni marka makineleri tespit ettim. Dünyaya kendini kanıtlamış, tartışmalara kapalı bir marka. En iyi ve sağlıklı üretimi nasıl yaparız sorusunun cevabını bu makinelerde bulduk” dedi.

 

İki faz üretim ve soğuk sıkım tekniğiyle üretim yaptıklarını belirten Hikmet Karasürmeli “Dünyada en iyi en sağlıklı ve kaliteli üretim bu yöntemlerdir. Malaksör dediğimiz hamur karıştırıcı hamuru sıkma makinesine verilme sebebi, sıcak suyun zeytine ve yağına temas etmemesidir. İki faz dediğimiz prina ve zeytinin öz suyu helezona yardımıyla havuza akıtılır yağ ise seperapötöre gelir. Yani bizde prina ve yağ vardır. Diğer eski sistemlerdeyse prina, karasu ve yağ bulunuyordu. Eskiden zeytinyağına sıcak su verilirdi. Sıcak su, zeytindeki yararlı bütün bileşenleri alır atık olarak karasu havuzuna atar. İki faz dediğimiz sistem, zeytindeki bütün yararlı bileşenleri zeytinden alıp direk yağa katar. Dolayısıyla çok kaliteli düşük asitli, minerallerle dolu bir yağ üretiliyor” diye konuştu.

 

KALİTELİ ZEYTİNYAĞI BİLİNMİYOR

Tesislerinde günlük işleme kapasitesinin yaklaşık 200 ton olduğuna da değinen Karasürmeli “Bu yatırımla Arsuz bölgesinde kesinlikle bir eksikliği giderdik. Fakat bölge insanının bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını gördük. Bazı üreticilerimiz, son sistem ve kendini dünyaya kanıtlamış bir makineyi, 25 yıl önceki makineyle kıyaslıyor. Soğuk sıkım yağlarının kötüymüş gibi algılıyorlar. Bu yağ acıdır, yenmez gibi değerlendirmelerde bulunuyorlar. Acı olan zeytin tanesinden tatlıyı bekleyebilir misiniz? Bu acılık, ham şekilde tadına bakıldığında farkına varılır ama yemeklerde kullanıldığında o tadı alamazsınız. Bir müşterimiz, bir taraftan 0.7 asitlik yağ, diğer yandan sabunluk 0.17 asitlik yağ vardı; ilginçtir sabunluk yağı beğendi! Beğenmesinin nedeni de renginin koyu olmasıydı. Rengi koyu olan yağ, asidi yüksek olur. Tatlı olan yağ da asidi yüksektir. Bu konuda insanımızı bilinçlendirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

 

Zeytinyağının yakıcılık, burukluk ve aroma olmak üzere üç özelliğe sahip olduğuna işaret eden Karasürmeli şöyle konuştu: “Bunların üçü bir yağda yoksa her hangi bir yakıcılığı yoksa o yağda kesinlikle bir sıkıntı vardır. Hilesi çok alan bir sektöre girdik. En fazla hilesi yapılan üç büyük ürün var. Bunlar, zeytinyağı, bal ve et, tüketici bunu çözemez. Zeytinyağı karışıma çok müsait bir üründür. Piyasada bulunan birçok insanın bilmediği kanola yağı var ki, zeytinyağının rengine çok benzer. Kanola yağının litresi 3.5-4 liradır. Yüzde 50 kanola yağı, yüzde 50 zeytinyağı karıştırılarak markasız olarak piyasaya sunuluyor. İnsanımız bir iki lira hesabı yaparak markasız ürünleri alarak kullanıyor. Bu karışımı ortaya çıkarabilecek tek nokta laboratuvardır. Uzmanı bile tatla veya çıplak gözle ayırt edemez. Tabi fiyatı düşükse insanda şüphe uyandırmalı. Birkaç ay önce bize zeytinyağı satmak isteyenler geldi. Geçmişimiz hep zeytinle geçtiği için anlarız. Ölçümde asidi 0.3 çıktı. Birkaç kez asidini ölçtürdük. Yine aynı sonuç verdi. Çok şaşırdım ve şüphelendim Ben de onlara, numuneyi alıp karşı müşteriye sunayım beğenirse alırız dedim ve yanımdan ayrıldılar. Numuneyi hemen laboratuvara göndererek bu yağda sadece yüzde 15 rafine edilmiş zeytinyağı çıktı. Geri kalan soya, pamuk kanola yağı ve zeytinyağı aroma ve boya mevcut. Rafine zeytinyağı hiç şüphesiz ki işlenmesi için kimyasallardan geçiyor. Sağlığa da zararı vardır. 0.3 asit yağ 16.5-17 lira iken bana 11 liraya satmaya çalıştılar. O fiyat teklifi beni kuşkulandırdı. Bunlar ya hırsız ya da hileli yağ olduğunu düşündüm ve hileli çıktığını gördük.”

 

Zeytinin hiçbir zaman fire vermediğini, atığı olan prinasının da ısınmada kullanıldığını da aktaran Karasürmeli “Zeytinyağında yeni olmamıza rağmen kısa sürede markalaşan Karasürmeli Zeytinyağları piyasada aranır hale geldi. Marka tescilimizi de yaptık. Bu işte büyümeyi hedefliyoruz. İleriki yıllarda tesisimizin yanında bulunan boş arazimize salamura tesisini de kurmayı düşünüyoruz. Arsuz üreticisini rahatlatacak bir kompleks projesi peşindeyiz. İnsanımız, siyah ve yeşil zeytinini de, yağlı zeytinini de burada değerlendirecek. Başka bir yere gitmesine gerek kalmayacak. Arsuz bölgesi zeytin ekimi konusunda çok ileride noktada, ciddi bir üretime ve rekolteye sahip iken Türkiye genelinde anılmaması üzücü. Arsuz’un zeytinyağında adını duyuramaması da bizlerden önce işletmelerin bir eksikliği, yeteri kadar bu işe sahiplenmediler ve peşine düşmediler. Kale’den Karahüseyinli’ye kadar, Belen’i de dahil ettiğimizde bu bölge ciddi bir zeytin üretimine sahip. Coğrafik olarak zeytin bölgesi olma yolunda ilerliyoruz. Bizler, kaymakamlık ve belediyle ile istişarelere bulunarak zeytin konusunu gündeme getirerek dünyaya duyurmak istiyoruz. Elimden geldiğince Arsuz’u zeytinle dünyaya duyuracağım” şeklinde sözlerini tamamladı.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ