26 Nisan 2018 330 views 0

İskenderun’da filtre sektörünün önemli temel taşlarından Mavi Filtre, yurt içi pazarının yanında dış pazara da el atarak yeni bir atağa geçti. Üretim gamını genişletme çalışmaları çerçevesinde yeni hedefler ortaya koydu.

 

Nihat Çatıkkaş ve Süheyl Koşaca ortaklığında 12 yıl önce kurulan Mavi Filtre, İskenderun’da iki ayrı noktada yaptığı üretimle Pazar payını arttırıyor. Filtre sektöründe planlı ve programlı büyümeyi yeğleyen firma, ürettiği filtre çeşitlerine yenilerini eklemek için kolları sıvadı. 2018 yılını dış pazarlarda büyüme yılı olarak belirlediklerini belirten Mavi Filtre ortaklarından Süheyl Koşaca, yaşanan ekonomik krizden filizlenerek çıkmayı amaçladıklarını vurgulayarak “Son birkaç yıldır ülkemizdeki ekonomik sıkıntıya ek olarak komşularımızda yaşanan iç savaşlar nedeniyle piyasalar darboğazda. Krizler kimi firmalar için güçlenme dönemi olabilir, biz de firma olarak yeni yapılanma ve planlamayı, ince hesaplarla yapıyoruz. Yürüyen her tekerlekli araçların filtreye ihtiyaç duyduğu günümüzde, pazarın da çok geniş olduğunu biliyoruz. Biz de bu bilinçle, ürün gamımızı genişletmeyi düşündük. Yaptığımız fizibilite çalışmalarının ardından bu dönemde ayakta kalmak veya güçlenmek için büyümenin şart olduğu kanısına vardık” dedi.

 

Bugüne kadar filtrenin birkaç çeşidini ürettiklerini ve ülke genelinde pazarlandığına değinen Koşaca “İki ayrı tesisimizde hava, otomobil ve hafif ticari araç, ağır ticari araç, iş ve ziraat makine, sanayi ve baca, yağ, yakıt, cav tipi yakıt, eleman tipi, kabin ve polen, hava kurutucu filtreleri üretiyorduk. Bu anlamda iyi bir yol kat ettiğimizi düşünüyoruz. Şimdi de spino filtreyi üretmek için planımızı yaptık. Bunun için de ihtiyaç duyulan tüm makine ve ekipmanlardan oluşan altyapımızı hazırladık. Yakın zamanda spino üretimine de başlayacağız” müjdesini verdi.

 

İTSO’DAN BEKLENTİLERİMİZ VAR

Sektörün gelişmesi noktasında istenilen destek ve teşvikleri alamadıklarından da yakınan Süheyl Koşaca “Bölgemiz, filtre üretimi noktasında ülkemizin merkezi konumunda, bu özelliğe sahip olmasına rağmen istenilen teşvik ve katkı alamamaktadır. İlk etapta İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası sektörün güçlenmesi noktasında sektörün aktörleriyle birlikte geliştirici program ve projeler üretmeli. En önemlisi de sektöre eleman yetiştirmek için kursların düzenlenmesinde ön ayak olmalıdır. Bir diğer sıkıntımız ise hammaddenin dolar bazında olması. Son günlerde de yaşanan dolar artışıyla maliyetler tavan yaptı” diye konuştu.

 

İSKENDERUN’UN MARKASI OLMALI

Son bir yıl içerisinde dış pazardaki paylarını arttırmaya yönelik çalışmalarına hız verdiklerini aktaran Süheyl Koşaca “İç pazarda yaşanan sıkıntılar, bizleri dışa yöneltti. Dış pazara yönelişimiz aslında birkaç yıl öncesine dayanıyor ama son bir yıl içerisinde payımızı arttırmaya yönelik yoğun çalışmalar yapıyoruz. Nakit döngünün olmadığı bir dönemde ticaret yapmaya çalışıyoruz. Riskler ve çekinceler her geçen gün artması biz yatırımcıları endişelendiriyor. Bu sorunlar yetmezmiş gibi bir de ithal filtrenin ülke genelinde rahatlıkla pazarlanabilmesi sıkıntıları bir kat daha arttırıyor. Bu arada İskenderun filtre ile anılmalıdır.  Türkiye’nin ilk filtre fabrikasının burada kurulmuş olması ve ardından açılan fabrikalarla ülke ihtiyacının yüzde 80’ini karşılıyor olmamızla birlikte önemli bir merkez haline gelen kentimiz, bu özelliğini ticari anlamda da çok iyi kullanmalıdır. Filtre ihracatıyla da ülkeye ve bölgeye katma değer kazandıran sektörümüz, İskenderun’un markası olmalıdır. Bunun için de bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

Süheyl Koşaca, firma olarak sadece üretim yapmadıklarını, bunun yanında İŞKUR ve liselerden gelen öğrencileri de eğitmeye çalıştıklarını ve onları sektöre kazandırmak için adeta bir eğitim kurumu gibi faaliyet gösterdiklerini sözlerine ekledi.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ